CRI Hakkında | Eski Versiyonumuz
Özbeklerin Halk Kültürü
  2016-12-14 15:53:19  cri

Çin'de yaşayan Özbek etnik grubu geçmişte Orta Asya'daki Özbekistan'dan Çin'e geldi. Özbeklere özgü uzun klasik şiir "Yadikar"de (Özbekçede "anmak" anlamına geliyor), yaklaşık 14. ve 15. yüzyıllarda Kıpçak Özbeklerin örgütlü olarak Çin'e göçme süreci detaylı olarak anlatılır. Qing Hanedanı'nda ticaret yapan Özbekler büyük çaplı olarak Çin'in Xinjiang bölgesine göçmeye başladı. Özbek tüccarlar gittikleri yerlerde büyük küçük yerleşim merkezleri oluşturdu. Bazı Özbek tüccarlar gönüllü olarak veya bazı sebeplerden dolayı memleketlerine dönmeyip yerel halktan kızlarla evlendi ve Çin ulusunun bir parçası haline geldi. O zamanlar, Özbekler esas olarak Xinjiang'daki Kaşgar, Yarkent, Aksu, Urumçi ve Yengisar'da toplu halde yaşıyorlardı. 2 Temmuz 1987'de, Mori Kazak Özerk İlçesi'ndeki Danangou'da Çin'in tek Özbek köyü oluşturuldu.

2010 yılında 17 bin 400 olan Xinjiang'da yaşayan Özbeklerin sayısı, bölgenin toplam nüfusunun yüzde 0.07'sini oluşturuyor. Özbekler esas olarak Kaşgar, Hotan, Yarkent, Kağılık, Urumçi, Gulca, Çöçek, Mori ve Guçung'da yaşıyor. Bunların çoğunluğu kentlerde, az bir kısmı köy ve çobanlık bölgelerinde yaşamını sürdürüyor.

Kıyafet kültürü

Süs peşinde koşmayan Özbeklerin kıyafetler renkli, zarif ve asil bir görüntü verir. Çünkü, Özbek kıyafeti uzun gelişme sürecinde, Orta Asya'daki çeşitli etnik gruplara özgü kıyafet özelliklerini birleştirmiştir.

Günümüzde Özbekler özel olarak kendi etnik gruplarına özgü kıyafetler giymeyi tercih etmiyor. Özbeklerin kıyafetleri piyasada çok nadir görüldüğü için, çok sayıda genç Özbek kendi etnik grubunun geleneksel kıyafetlerini tanımaz. Bazı Özbekler ise Özbekistan'dan tipik Özbek kıyafeti satın alıp, önemli bayramlarda giyiyor. Bugün Özbekler kendi geleneksel kıyafetlerini sadece bir süs değil, daha çok etnik grubunun ruhu olarak görüyorlar.

Özbeklerin yemekleri Uygurlarınkiyle hemen hemen aynıdır. Nan (Uygur ekmeği), sütlü çay ve Uygur pilavı, Özbek yemeklerinin esasını oluşturuyor. Kahvaltıda genel olarak Çin mantısı ve darı ile çeşitli fasulyelerle pişmiş lapa yenir. Sütlü çayın içine bal ilave edilir. Nan ve Uygur pilavı Uygurların yöntemiyle yapılır. Özbeklere özgü önemli geleneksel yiyecekler arasında, Uygur pilavı, naren, kebap, etli nan, churdak (hafif ateşte uzun pişirilmiş patates ve etli sulu yemek), nishala (yumurta akı ile şekerden yapılan bir yiyecek), pilav ve mung fasulyesi çorbası ile pastırma bulunuyor.

Özbeklerin geleneklerine göre, ayrı ayrı ve birlikte yemek yemek olmak üzere iki yemek sistemi var. Katı kural uygulayan ailelerde, erkek ve kadınlar çok farklı konuma sahiptir. Erkek ve kadınların ayrı ayrı yemek yemesi bu farkı gösteriyor.

Sivil mimari yapılar---Özbeklerin evlerinde genel olarak beş eşya muhakkak bulunur. Birincisi, ayakları yüksek ahşap sandalye; ikincisi, Guxiange denen süs amaçlı duvar halısı; üçüncüsü, nakışlı kapı perdesi; dördüncüsü, nakışlı pencere perdesi; ve beşincisi nakışlı havlu.

Güney Xinjiang'da yaşayan Özbeklerin evlerindeki dekorasyon insanlara ferahlık verir. Duvarlarda kazılan büyüklüğü değişik oyuklarda çeşitli alet ve süs eşyaları bulunuyor. Dolap işlevine sahip oyukların etrafına sıvanan alçının işlenmesiyle zarif desenler yapılır.

Xinjiang'daki Özbeklerin mimarisi, özgün bir tarza sahip değildir. Hem kamu yapıları, hem de evlerin tarzları, bulundukları yerlerdeki Uygurların mimarisine ve yerli yapıların özelliklerine yakındır. Özbeklerin yapılarında genel olarak Orta Asya ve geleneksel İslam mimarisinin bazı özellikleri yansıtılır.

Özbeklerin el işleri imalatı uzun geçmişe sahiptir. Çeşitli üretim aletleri dışında, esas olarak günlük eşyaları işlenip üretilir. El işleri imalatının en önemli birimi aile atölyesidir. Büyük olmayan bu atölyelerde detaylı işbölümü vardır.

Özbeklerin çalışkanlığı, yaratıcılığı ve dürüstlüğü çalışmalarına da yansır. Çok eskiden, Özbekler tahta bel, demir bel, Kantuman (demirden yapılan bir alet), tahta saban ve orak gibi eski tarım aletleriyle buğday, arpa, akdarı, pirinç, süpürge darısı, bezelye, mısır ve mung fasulyesi gibi tahılların yanı sıra, pamuk da ekti. Eski Özbekler ayrıca soğan, turp ve kabak gibi sebzeler yetiştirdi. Yoncanın yetiştiği alan yukarıdakilerden çok daha geniştir. Tarımın talebine göre, Özbeklerin ataları eski çağlarda tarla topraklarını sulama şebekesi inşa etti. Özbekler, Xinjiang'daki iklim ve toprak özelliklerine dayanarak bahçeciliği geliştirirken, çok sayıda yeni meyve türünü de yetiştiriyor.

Evlilik geleneği

Özbekler güçlü soy ve aile bilincine sahiptir. Kan bağı soy kültürünün temelini oluşturduğu için, Özbeklerin soy ve aile bilinçleri esas olarak kan bağına dayanarak korunuyor. Bir sülalenin yetkileri arasında, sülale mensuplarına yönelik tembihte bulunma ve eleştirme, mal varlığını bölüştürme, aile mensupları arasındaki anlaşmazlıklara arabuluculuk yapma ve dış ilişkilerde aile adına onur gösterme ve temsil etme bulunuyor.

Yetki genelde sülaledeki kıdemli ve yetenekli yaşlılardadır. Bu kişiler, sorunları adil olarak çözmenin yanı sıra, ailenin kurallarına ve isteklerine bizzat uymalıdır. Zamanın değişmesiyle birlikte, Özbek soyların bağlayıcılığı da ailelerin çoğalmasıyla zayıfladı. Günümüzde karı-kocanın temelini oluşturduğu küçük aileler genel olarak dededen toruna kadar en fazla üç kuşaktan oluşuyor ve üç kuşağın bir arada yaşadığı ailelerin sayısı da azalıyor. Dört ve beş kuşağın bir arada yaşadığı aileler hemen hemen kalmadı. Çocuklar evlendikten sonra kendi ailelerini kuruyor.

Özbekler genellikle Özbeklerle evleniyor. Ancak Özbekler uzun zaman Uygur, Kazak ve Tatarlarla bir arada yaşadığı ve örf ile geleneklerinin bu etnik gruplarınkine yakın olduğu için, Uygur, Kazak veya Tatarlarla evlenmek de Özbekler tarafından kabul görüyor. Günümüzde genç Özbeklerin evlilik düşünceleri her geçen gün çağdaşlaşıyor. Evliliğin serbest olması dışında, evliliğin aşk temelinde olması da çağdaş Özbeklerin evliliklerinin önemli özelliklerinden biri. İki kişinin birbirini beğenmesi, aile koşullarının birbirine denk gelmesi ve karı-koca eşitliği çağdaş evliliğin temelini oluşturuyor.

Özbekler hayatları boyunca doğum, isim verme, ilk doğumu kutlama, beşiğe koyma, banyo yapma, sünnet, doğum günü ve cenaze gibi törenleri yaşar.

Son derece konuksever olan Özbekler, ekonomik güçleri elverdiğince en güzel şeylerle konuklarını ağırlar. Özbekler aynı zamanda komşularla olan ilişkilere önem verir. Özbekler genel olarak kendi pişirdiği koyun etini veya yaptığı değişik yiyecekleri tadına baksın diye komşularına ikram eder. Bayramlarda, genç Özbekler yaşlılara hediye verir. Kadın yaşlılara genellikle elbise kumaşı, erkek yaşlılara ise gömlek kumaşı ve bunlara ek olarak yiyecek hediye edilir.

Yemeklerde yaşlılara saygı gösterilerek özel yer verilir. Kalabalık ailelerde erkek ile kadın ve çocuklar ayrı masalarda yemek yer. Eskiden birçok yemek elle yendiği için yemek öncesi ve sonrasında el yıkanırdı. Günümüzde birçok Özbek ailede çubuk ve kaşık kullanılıyor. Ancak bazı bölgelerde, özellikle çobanlık bölgelerinde kadın ve çocuklar halen elle yemek yiyorlar.

Özbeklerde birçok yasak var. Bunların başında domuz etinin yenmesi, hatta "domuz" kelimesinin söylenmesi geliyor. Ayrıca bütün hayvanların kanları içilmez, doğal olarak ölen evcil hayvanlar ile eşek ve katır eti de yenmez. Alkollü içki de özellikle kadınlar için yasaktır. Ayrıca yemekte şapka çıkartmak, konuklar önünde öksürmek, başkalarının önünde sümkürmek ve yüksek sesle konuşmak saygısız davranışlar olarak kabul edilir.

Özbeklerin yemek alışkanlığı, Uygurlar dahil İslamiyet'e inanan diğer etnik gruplarda olduğu gibi dini inançtan çok etkilenmiştir.

İslamiyet'e inananlar için, "Kuran-ı Kerim", "kutsal"dır. Müslümanlar hayatları boyunca şahadet getirmek, namaz kılmak, zekât vermek, oruç tutmak ve hacca gitmek olmak üzere İslam'ın beş şartını yerine getirir. Cami ve mezarlar "kutsal yerler" olarak kabul ediliyor. Mezarlardan geçen insanlar tükürmez ve yakınlarında tuvaletini yapmaz.

Özbekler, İslamiyet'i Orta Asya'da yaşayan etnik gruplar arasında erken kabul edenlerden biridir. Özbeklerin Xinjiang'daki diğer etnik gruplarla arasında sıkı ekonomik ve kültürel temaslar bulunduğu ve din, dil ve yaşam alışkanlıkları yerel halka çok yakın olduğu için, bazı Özbekler buraya göç ettikten sonra yerel halka çabuk ve çok doğal olarak kaynaştı.

Edebiyat

Özbekçe Uygurcaya çok yakındır. Telaffuz, kelimeler ve gramer bakımından iki dil yüzde 70-80 birbirine benzer. Özbekler tarihte yazı olarak Türkçe, Uygurca, Arapça, Farsça ve Çağatayca kullanmıştı. Güney Xinjiang'ın köylerinde Uygurlarla bir arada yaşayan Özbekler genel olarak Uygur yazısını kullanıyor. Kentlerde Uygur ve Hanlarla beraber yaşayan Özbekler ise hem Uygurca, hem Çince kullanıyor. Çobanlık bölgelerinde yaşayan Özbekler, uzun zamandır Kazaklarla beraber yaşadığı için esas olarak Kazak dilini kullanıyor.

Özbeklerin halk edebiyatında halk hikayeleri, atasözleri ve özdeyişler, efsaneler, kısa şiirler ve destanlar ile şarkılar ve fıkralar bulunuyor. Halk hikayeleri tarihi hikaye, yaşam hikayesi, hayvan hikayesi, aşk hikayesi ve anekdot gibi kategorilere ayrılır. Zengin içerikli halk hikayeleri, Özbeklerin iyimserlikleri ile hayallerini gerçekleştirmek için zorluklarla mücadele ve boyun eğmeme ruhlarını yansıtıyor. Özbekler, düşünce ve duygularını şiirlerle ifade etmeye çok yatkındır.

Özbeklerin yazılı edebiyatının uzun geçmişi vardır. Tarih, coğrafya, ekonomi, kültürel yaşam, toplumsal örf ve adetler, felsefe ve din ile dil gibi unsurların etkisiyle, Özbekler, edebiyat, özellikle de klasik edebiyat konusunda, Türkçe grubuna mensup Uygurlarla kaynaşarak birbirlerini etkiledi ve birbirinden ayrılamaz duruma geldi.

Müzik ve dans

Özbeklerin geleneksel müziği halk müziği, klasik müzik ve dini müzik olmak üzere üç kategoriden oluşuyor. Halk şarkısının halk müziğinin önemli parçası olarak, halk çalgı müziği, halk dans müziği, halk rap müziği gibi diğer halk müziği türleri ve "Şeş Makam" (Altı Makam) gibi klasik müzik ve dini müzikle arasında sıkı bağlantı vardır. Özbeklerin en ünlü çağdaş çalgıcıları ve bestecileri arasında Nesrullahą*Hali, Pettercan, Möydiną*Hoca ve Halis ą*Aşurof yer alıyor. Özbek şarkıları ritmik, ahenkli ve canlıdır. Temposu genel olarak hızlıdır. Solo, Özbek şarkılarının en önemli üslubudur. Bazen şarkıcılar kendi çalgı çalarak şarkı söyler, bazen bir kişi çalgı çalar, diğer kişi şarkı söyler.

Özbeklere özgü çalgılar arasında, niy (flüt ve klarnet), balamin (kaval), koşibalamin (obua), surnay (tahta zurna) ve kanay (korna) gibi nefesli çalgılar; satar, aijek ve sklipka (keman) gibi telli çalgılar, dutar, tambur, ravap, kalun, ve qiang (santur) gibi parmakla çalınan çalgılar ile dap (Çin'in el davulu), tef, naghara (halk davulu), dombra (alçak davul), taş (taş kırpıntısı), sapayi, kuşuk(ahşap kaşık) gibi vurmalı çalgılar yer alıyor. Bunlar dan dutar ve tambur, Özbeklerde en çok kullanılan ve hemen hemen bütün Özbek ailelerde bulunan en yaygın çalgılardır.

Özbeklerin dansları zarafeti, değişik ve ritimli özellikleriyle ün saldı. Dansları çoğu zaman tek kişi yapar. Dansçılar hızla dönerken iki kolları hep bel hizasının üsütünde hareket eder, hareketleri hafif ve zariftir. Salametą*Alim (1940°„2007) ve Zeynepą*Sıdık (1928°„2010), Xinjiang'da yaşayan en tanınmış Özbek dansçılardan ikisidir.

Meşrep, Özbekler arasında yaygın olan dans ve şarkının birleştiği bir sanat türüdür. Bayramlarda, düğünlerde, hasat zamanından sonra veya yaz gecelerinde, insanlar bir araya toplanıp şarkı söyler ve dans ederler. Bekâr gençler ise bu fırsattan yararlanarak aşklarını ilan eder.

Özbeklerin geleneksel bayramları arasında, Kurban Bayramı, Ramazan Bayramı ve Nevruz Bayramı (Farsçada "Bahar yağmuru günü" demektir. Hicri takvime göre her yılın üçüncü ayının 21. günü, gece gündüz eşit olur)

Kuvvet ve hız sembolü olarak görülen at ve atla ilgili çeşitli eğlenceli faaliyetler Özbeklerin gözdesidir. Özbeklerin çok sevdiği diğer bir spor ise güreştir. Uzun geçmişe sahip güreş, Özbeklerde kuşaktan kuşağa aktarılıp geliştirildikçe, bayram ve eğlence etkinliklerinde yapılan bir spor dalı haline geldi. Post oyunu, çobanlık bölgesinde yaşayan Özbeklerin at üzerinde yaptığı diğer bir spordur.

İlgili Haberler
Yorumunuzu Gönderin
Çin-Türkiye ilişkilerinde yeni kilometre taşı
Çin-Türkiye ekonomik ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor. Türk Lirası, Çin finans dünyasına ayak bastı.
Çinli kulüpler büyük transferlerine devam ediyor

Chelsea'nin yıldız orta saha oyuncusu Oscar, 60 milyon avroya Çin'e gelmeye hazırlanıyor. Peki Çinli kulüpler yabancı futbolcular için ne kadar para ödüyor? Bu sorunun cevabı ve haftanın ekonomi gündemine genel bir bakış için Ekodiyalog'a kulak verin.

Diğerler>>
Çin'de 2016'da neler konuşuldu? (1) (Çin Mahallesi)
Çin'de 2016 yılında gündemde neler vardı? Çinlilerin en çok dikkatini çeken gelişmeler nelerdi? Çin Mahallesi'nin sakinleri, 2016'yı nasıl geçirdi?
Çin'in 5. büyük icadı 24 Sezon nedir? (Çin Mahallesi)
Çinlilerin günlük hayatına yön veren bir takvim sistemi olan 24 Sezon'a kâğıt, pusula, matbaa ve baruttan sonra Çin'in 5. büyük icadı diyenler de var. UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne alınan 24 Sezon, bir kez daha gündemde.
Diğer>>
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (07-01-2015)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (19-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (05-11-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (08-10-2014)
• Biliyor Musun Bilmiyor Musun (24-09-2014)
Diğer>>
Anket
Soru-Yanıt
  • Nükleer Güvenlik Zirvesi'nde Çin'in gücü ortaya kondu

  • Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping 31 Mart-1 Nisan günlerinde ABD'nin başkenti Washington'da düzenlenen ve dünyanın odaklandığı Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katıldı.
    Diğer>>
    İzleyici Postası
  • Koyun yılınız kutlu olsun (Pınar Koçak)

  • Koyun Yılının en güzel müjdeler, en güzel sürprizlerle kapınızı çalması dileğiyle...
  • Çin kadınlarına (Ali Güler)

  • Düşlerimde gelir bir güzel bana, alır götürür beni uzak bir diyara...

    Diğer>>
    Linkler
    © China Radio International.CRI. All Rights Reserved.
    16A Shijingshan Road, Beijing, China